Pazar, Haziran 25, 2017
Ulusal Haberler

Gençlerin Kendi Objektifinden;”Mültecilerin Türkiye’deki Yaşamları” Fotoğraf Sergisi 18-20 Haziran tarihlerinde Çağdaş Sanatlar Merkezinde sergilenecek. Detaylar ve saat için yine haberin tamamını okumak zorundasınız. (Bunu yapmayı çok seviyorum yaşasın kötülük :D)

13466294_1199206700114046_4582179213093962974_n

Gençlerin Kendi Objektifinden;”Mültecilerin Türkiye’deki Yaşamları” Fotoğraf Sergisi, Toplum Gönüllüleri Vakfı (TOG) ve Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) Türkiye Ofisi ortaklığıyla yürütülen Genç Mültecileri Destekleme Projesi kapsamında gerçekleştirilen sergide fotoğrafların tümü proje gönüllüsü 18-30 yaş arası Hatay’da yaşayan gençler ile gerçekleştirilen fotoses yöntemiyle 2015-2016 yılında çekilmiştir. Çekilen fotoğrafların hikayeleri de gençlere aittir.

13494858_1199206490114067_6928877441258684334_n
TOG ve UNFPA ortaklığıyla yürütülen Genç Mültecileri Destekleme Projesi kapsamında 20 Haziran 2016 Pazartesi günü Ankara’da bir sergi açılışı ve 20 şehirde barış etkinlikleriyle “Dünya Mülteciler Gününü” kutlayacak

13428379_1199206543447395_76699302070449969_n

Dünya Mülteciler Gününde Barış Zamanı:

Kalıcı barışı sağlamak için beraber çaba sarf etmenin gerekliliğini anlatmak isteyen TOG, Barış Zamanı Eğitsel Kutu Oyunu aracılığıyla gençler ve çocuklarla 20 Haziran Dünya Mülteciler Günü’nde de barışı konuşuyor. Barış Zamanı Eğitsel Kutu Oyunu bilinen birçok oyunun aksine, oyuncuların birbirlerine karşı değil, oyuna karşı dayanışarak kazanmaları üzerine inşa edilmiş bir oyundur.

Türkiye’nin barış temalı ilk eğitsel kutu oyunu olan Barış Zamanı, Toplum Gönüllüsü gençlerin öncülüğünde, 2012 yılından bugüne kadar 20 binden fazla kişi ile oynandı. 2015 yılından itibaren UNFPA ve TOG ortaklığıyla yürütülen Genç Mültecileri Destekleme Projesi kapsamında Arapça’ya da çevrilen oyun, mülteci çocuklar ve gençlerle de barış konuşmaya alan açan önemli bir araç haline geldi.

20 Haziran’da 20 şehirde gençler, Barış Zamanı Eğitsel Kutu Oyununu parklarda, bahçelerde, evlerde, sokaklarda, okullarda, iş yerlerinde oynatarak “barış”ı konuşmaya devam edecek.

13445432_1199206593447390_5975135050447743222_n

“MÜLTECİLERİN TÜRKİYE’DEKİ YAŞAMLARI FOTOĞRAF SERGİSİ” AÇILIŞI
Tarih: 20 Haziran 2016 Pazartesi
Yer: Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezi- Ankara
Saat: 14.00

NOT: Bu haberi yapmak için sabah 13.00’da sergiye gittim. Sergiyi kuranlar ve benden başka kimse yoktu. Fotoğraflar gerçekten çok etkileyici ve güzel. Kesinlikle gitmeli ve görmelisiniz. Ayrıca serginin başında duran görevliler de gerçekten çok sıcak kanlı ve şeker insanlar uğramışken kesinlikle sohbet edin neyse şey dermişim hadi byy 😀

13450079_1199206626780720_7524958223359347500_n

Kaynak: bianet.org

Milli Eğitim Bakanlığı, okullarda Uçurtma Çocuk Dergisi’nin internet adresine erişimi engelledi. Dergiden yapılan açıklamayla, bu çabalara karşı en çok çocuklara güvenildiği ifade edildi.

Kaynak: bianet.org
Kaynak: bianet.org

Ülkemizde çocuk ve hak odaklı yayıncılık faaliyeti yürüten öznelerden biri olan Uçurtma Çocuk Dergisi, Milli Eğitim Bakanlığı engeliyle karşılaştı. “Sıkıcı bir dünya istemiyoruz” sloganıyla yayın hayatına başlayan Uçurtma Çocuk Dergisinin internet adresine erişimin engellendiği, dergi abonesi bir kişinin okuldaki bilgisayar ile siteye girmek isterken “Bu siteye erişim, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından, güvenlik politikası gereğince kapatılmıştır” yazısıyla karşılaşmasıyla anlaşıldı.

Bakanlıktan konuya dair henüz bir açıklama gelmezken, dergiden yapılan açıklamada şöyle denildi:

“Her ayın ilk haftası çıkardığımız “Uçurtma Çocuk Dergisi”nin ilk sayısı olan Nisan’da “işimiz gücümüz bahar bahçe”, Mayıs’ta “herkes eşit herkes farklı” idi. Haziran sayısının teması ise çocuk oyunları üzerineydi.

Uçurtma olarak ilk sayısında çocuklara verdiğimiz ‘Bu dergide sıkıcı olan hiçbir şeye yer yok’ sözünü tutmaya devam ediyoruz. MEB’in siteyi engelleme gerekçesini ise merak ediyoruz.

Uçurtma, çocuk olmanın tüm güzellikleri ve zorluklarıyla ülkenin dört bir tarafında renkleri, sesleri, dilleri birbirinden farklı, hakları aynı olan binlerce çocuğa ulaşmak için yola çıktı.

MEB’in çocuklara ulaşmamızı engellemeye çalışmasına karşı en çok çocuklara güveniyoruz. Çocuklar bize çocuk parklarında düzenleyeceğimiz şenliklerden, kitap fuarlarından, yaz okullarından, uçurtma festivallerinden, kukla şenliklerinden ulaşacaklardır.”

Bianet.org’un Çocuk Hakları Editörü Yüce Yöney ise yaptığı haberde siteye Milli Eğitim Bakanlığı altyapılı olmayan özel okulların bilgisayarlarından erişilebildiğini aktardı.

 

Kaynak: www.sozcu.com.tr

“Dışarı çıkamazdık, parkta oynayamazdık, yüzemezdik. İnsanlar işe gidemeyince ekmek alamazdı, oyun oynayamazdı, okula gidemezdi, bir şey öğrenemezdi. Elektrik ve su faturalarını ödeyemezdik. İtfaiyeciler yangında bizi kurtaramazdı. Sokakta kaza olunca çekiciler gelemezdi. Telefonumuz, arabamız bozulunca, cam kırılınca tamir ettiremezdik.”

Kaynak: www.sozcu.com.tr
Kaynak: www.sozcu.com.tr

Batı’daki çocuklar, Türkiye’nin Doğusunda yaklaşık altı aydır süren sokağa çıkma yasaklarını Eksi Onsekiz’e değerlendirdi. Yaşları 7 ile 15 arası değişen çocuklar Konya, Ankara, İzmir, Antalya ve Aydın’dan fikirlerini belirtti. Söyleşiye katılanların geneli sokağa çıkma yasakları hakkında derinlikli bir bilgiye sahip olmadıklarını söyledi ve empati kurma yöntemiyle soruları yanıtladı. Çocukların hepsine şu sorular soruldu:
“Sokağa çıkma yasakları hakkında bir bilginiz var mı? Varsa bu konuda ne düşünüyorsunuz,
yoksa bu kelime size ne çağrıştırıyor?”

Konya’dan 11 yaşındaki İrem: Sokağa çıkma yasaklarını duymuştum ama derin bir bilgim
yok. Yasaklarla, çocukların dışarıdaki olan bilgilerini kısıtlıyorlar, eğlencelerini bozuyorlar.
Onların yerinde olsam evde sıkılırdım, bir yere gidemediğim için doğal olarak dışarıdaki
faaliyetlerim kısıtlanırdı. Mesela akrabalarına gideceklerinde gidemezler, eğer ailelerinden
uzaktalarsa görüşemezler. Sokağa çıkma yasağı hiç olumlu değil çünkü çocuklar evde çok bir
şey yapamaz ama dışarıda doğayı öğrenirler.

İzmir’den 9 yaşındaki Berkay: Sokağa çıkma yasakları hakkında bilgim yok. Ama bu kötü bir
şey evin içinde çok sıkılırdım, dışarı çıkamazdım, arkadaşlarımla oynayamazdım.
Özgürlüğümün elimden alındığını hissederdim.
Antalya’dan 15 yaşındaki Güler: Sokağa çıkma yasağı mantıklı ama mantıksız tarafı da var.
Oradaki benim yaşımdakiler dışarı çıkamıyor. Bu yasaklar bazı yerlerde savaşlar yüzünden
oluyor. İnsanların can güvenliği açısından ama herkesin o zaman hakları da kısıtlanmış
oluyor. Bunun için ben olsam ne yapardım bir fikrim yok ama insanların haklarını korumak
için uğraşırdım. Ama eğer herkesin güvenliği içinse herhalde kabullenirdim.

Ankara’dan 14 yaşındaki Faruk: Evet bir bilgim var haberlerde gösteriyorlar mesela
Diyarbakır’da sokağa çıkma yasağı var ben onların yerinde olsam üzülürdüm, okula
gidemezdim. Televizyonda görünce oradaki çocuklara üzülüyorum onlar korktukları için ve
psikolojileri bozulduğu için.

Aydın’dan 7 yaşındaki Alp: Dışarı çıkamazdık, parkta oynayamazdık, yüzemezdik. İnsanlar
işe gidemeyince ekmek alamazdı, oyun oynayamazdı, okula gidemezdi, bir şey öğrenemezdi.
Elektrik ve su faturalarını ödeyemezdik. İtfaiyeciler yangında bizi kurtaramazdı. Sokakta kaza
olunca çekiciler gelemezdi. Telefonumuz, arabamız bozulunca, cam kırılınca tamir
ettiremezdik.

Konya’dan 10 yaşındaki Mustafa: Evet bilgim var mesela ülkemizde Van taraflarında bazı
şehirlerde sokağa çıkma yasağı var bence sokağa çıkma yasağı olan şehirlerdeki insanlar,
yasak olmayan şehirlere gitseler daha iyi olur. Çözüm böyle olabilir veya başka türlü de
olabilir. Sokağa çıkma yasağı olumsuz bir şey, Sokağa çıkmamanın ne kadar kötü olduğunu
ben de biliyorum, bizzat kendim de yaşadım. Bir keresinde tam dışarı çıkacaktık, kar
yağıyordu. Kardan adam yapacaktık sonra bir anda fırtına çıktı, yasak gibi bir şey oldu. Biz
de çıkamadık. Tam her şeyi planlamıştık, çok kötü hissettim. Sokağa çıkamayınca eve
yiyecek getiremezsin, ihtiyaçlarını karşılayamazsın, acıkırsın yemek yiyemezsin, çok temiz
su bulamazsın. Oradaki çocukların dışarıda oyun oynama hakları var, eğitim görme hakları
var ama biz görüyoruz onlar göremiyor, biz dışarı çıkıyoruz onlar çıkamıyor. Büyükler için,
mesela kendimi bir baba olarak düşünsem sokağa çıkmadan iş yapamazdım ve çocuklarım
için bir şey alamazsam mutsuz olurdum. Onlar da böyle hissediyordur.

Harry Potter, 19 yıldan sonra hayranlarına kavuşuyor.

tumblr_mc870zT6l71r1gg9lo4_500

J. K. Rowling tarafından yazılan Harry Potter serisinin ilk kitabı 1997 de çıkmıştır. Yedi kitap şeklinde yazılan bu fantastik roman serisinin filmi de uyarlanarak dünya çapında bir başarı elde etmiştir. Bu başarı sayesinde edebiyat tarihinde önemli bir yer edinen Harry Potter serisinin 8. kitabı, uzun bir aradan sonra 31 Temmuz`da ingilizce olarak yayınlanacak.

tumblr_inline_nsw4bgp4d21tyo4rm_500

Günümüz gençlerinin favorisi Harry Potter serisinin 8. kitabının çıkacağı haberi herkesin dilinde.  J. K. Rowling`in mütiş hayal gücünün ürünü bu fantastik hikaye hem çocukların hem de yetişkinlerin ilgisini çekmektedir. Yurt dışında sahnelenecek ve serinin devamını anlatan “Harry Potter ve Ezik Çocuk” adlı tiyatro oyunu 2016 da sahnelenmeye başlayacak.

Herkesin ilgiyle beklediği bu oyunda Harry ve oğlu Albus`un hikayesi anlatılıyor. Bu oyuna gidemezseniz üzülmeyin. Çünkü bu oyunun hikayesi 8. kitap olarak yayınlanacak. J. K. Rowling sosyal medya üzerinden çıkacak kitabın kapağını retweet ederek 8. kitabın çıkacağı haberini onayladı.

 

 

-18_header
Gazetenin logosu tasarımcı Fatih Zorcan’a ait.

Gündem Çocuk Derneği, Sivil Düşün AB Programı desteği ile çocuklara medyada ve medya aracılığıyla seslerinin duyulabilmesi için internet üzerinden yayın yapacak bir gazeteyi hayata geçirmeyi amaçlıyor. Çocuk Gazetesi fikrinin ortaya çıkışı, derneğin 2005 yılında çocuklarla gerçekleştirdiği Eksi Onsekiz medya çalışmasına dayanıyor. Bu çalışmadan esinlenen internet gazetesi Eksi Onsekiz adını taşıyor. Eksi Onsekiz ülke ve dünya gündemini çocuklar için izleyecek ve yine çocuklar tarafından hazırlanacak. Gazete, çocuklara sahip oldukları hak ve özgürlükler hakkında güçlendirmeyi; erişkinleri, ebeveynleri ve eğitimcileri de çocuk hakları hakkında bilgilendirmeyi hedefliyor. Ama asıl amacı cocukların, seslerinin duyurulmasına olanak sağlayarak kamusal yaşama katılımlarını sağlamak…

 

0 661

2013 yılında çıkan yangınla büyük zarar gören ve Galatasaray Üniversitesi yerleşkesinde bulunan tarihi Feriye Sarayı binasının kurtarılması için yetkililere çağrı yapıldı.

s-fb1a52b2dee764494999a854203efaffdb18467cYangından sonra

Galatasaray Üniversitesi yerleşkesi içinde yer alan Feriye Saraylarından olan ve 1871 yılında Sultan Abdülaziz döneminde Mimar Sarkis Balyan tarafından inşa edilen İbrahim Tevfik Efendi Sahil Sarayı binası 2013 yılında geçirdiği yangından beri restore edilmedi.

arkeofili.com’dan Erman Ertuğrul’un haberine göre çok sayıda sivil toplum kuruluşunun ve GSÜ öğrenci kulüplerinin imzacısı olduğu çağrıda, tarihi binanın bir an önce restore edilmesi ve eğitime kazandırılması istendi.

1930’ da Galatasaray Lisesi’ne verilen ve önceleri ilkokul binası olarak düşünülen tarihi bina, 1968’den itibaren Galatasaray Lisesi’nin kız bölümü dersliği ve yatakhanesi olarak kullanıldı, 1992 yılından bugüne kadar da Galatasaray Üniversitesi’ne tahsis edildi. Yanan binanın geçmişi, eğitimdeki yeri, semte kazandırdığı kültür ve simge değeri ile ayrı bir önemi bulunmakta.

Betonarme ısrarı

s-023e78a7a47f2cf0326a0e7fdc6050b7b0610a08

Yangından önce

Sivil Toplum kuruluşlarının yaptığı çağrıda, “Söz konusu kültür varlığının, çağdaş bir eğitim yuvasına yakışır bir şekilde, günümüzün evrensel ve bilimsel koruma ilkeleri çerçevesinde, yanan yapının özgün malzemesi ile restore edilmesi hukukun gereği olarak genel beklentidir. Bu doğrultuda, İstanbul III Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun; bu konuda bir kararı olmasına rağmen özgün malzeme yerine betonarme olarak yapılması için ısrar edilmesine, doğal ve kültürel mirasa sahip çıkan yurttaşlar olarak anlam verememekteyiz.” sözlerine yer verildi.

Beklenenler

s-78035bac0a643ebe733360b544f24ba33b7f031f

Yapılan çağrıda ayrıca Galatasaray Üniversitesi ve Galatasaray Eğitim Vakfı’na ithafen şu istekler yer alıyor:

  • Köklü bir eğitim kurumuna yakışan sorumlulukla özenli davranmaya,
  • Yapıyı, evrensel olarak kabul görmüş bilimsel, çağdaş koruma ilkeleri çerçevesinde ele almaya,
  • Yapının özgün dokusuyla uyumlu malzeme ve teknik kullanımını gözeten, geçmişinden günümüze ulaşabilen izleri koruyan, aynı zamanda yapıyı bilimsel olarak araştıran, inceleyen bir restorasyon projesi ile İstanbul’a ve Galatasaray Üniversitesi’ne yeniden kazandırmak üzere bir an önce harekete geçmeye çağırıyoruz!

s-c0e725e38d66ca52af5296d100582c9615172070

Sivil Toplum Kuruluşları

TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi, TMMOB Şehir Plancıları Odası İstanbul Şubesi, ICOMOS Türkiye, Bizim Avrupa-Europa Nostra Derneği, Arkeologlar Derneği İstanbul Şubesi, Korder Koruma ve Restorasyon Uzmanları Derneği, Tüm Restoratörler ve Konservatörler Derneği, İstanbul Kent Savunması, Beşiktaş Kent Dayanışması, Boğaziçi Dernekleri Platformu, Sulukule Platformu, Feriye Koruma Platformu, GSÜ’yü Koru, Haydarpaşa’yı Koru ve birçok öğrenci kulübü çağrıyı düzenleyenler arasında geçiyor.

HABER

0 662
Gençlerin Kendi Objektifinden;"Mültecilerin Türkiye'deki Yaşamları" Fotoğraf Sergisi 18-20 Haziran tarihlerinde Çağdaş Sanatlar Merkezinde sergilenecek. Detaylar ve saat için yine haberin tamamını okumak zorundasınız. (Bunu...